Klinik Psikolog · Suadiye, İstanbul

Kendinizi kaybettiğiniz yerden kendinize yeniden yaklaşmak mümkün.

Ben Seren Basmacı, klinik psikolog. İstanbul Suadiye'deki ofisimde ve çevrim içi olarak yetişkinlerle bireysel psikoterapi yürütüyorum. Yönelimim şema terapi ve bilişsel davranışçı terapi: hem bugün sizi zorlayan düşünce ve davranış örüntülerine, hem de bu örüntülerin çok daha eski köklerine birlikte bakıyoruz.

Buraya bir şeyleri hızlıca düzeltmek için değil de uzun süredir tek başınıza taşıdığınız şeye eşlik edecek birini aradığınız için geldiyseniz — bu sayfa, bu alanın nasıl işlediğini olduğu gibi anlatmak için var.

  • Şema terapi (ISST onaylı eğitim)
  • Bilişsel Davranışçı Terapi
  • Yüz yüze ve online
Klinik Psikolog Seren Basmacı, elinde defteriyle otururken

Seren Basmacı Klinik Psikolog

  • İstanbul Bilgi Üniversitesi psikoloji lisansı, İstanbul Rumeli Üniversitesi klinik psikoloji yüksek lisansı
  • Prof. Dr. Gonca Soygüt Pekak ile tamamlanan ISST onaylı şema terapi eğitimi
  • Doç. Dr. İ. Volkan Gülüm ile süren şema terapi süpervizyonu
  • Görüşmeler mesleki gizlilik ve etik ilkeler çerçevesinde yürütülür
  • Türk Psikologlar Derneği ve Şema Terapi ve Terapistleri Derneği üyesi

Belki size de tanıdık geliyor

İnsan bazen tam olarak neyin ağır geldiğini bile anlatamaz.

Ama bir şeylerin tekrar ettiğini hisseder: aynı kırgınlık, aynı sıkışma, aynı iç ses, aynı yalnızlık. Aşağıdaki cümlelerden biri size ait geliyorsa, o cümle bir başlangıç noktası olabilir.

“Dışarıdan iyi görünüyorum ama içimde hep bir gerginlik var.”

Sürekli tetikte kalmak, gerçekten dinlenememek ve gevşemeyi hak etmiyormuş gibi hissetmek.

“İlişkilerde hep aynı yere çarpıyorum.”

Yakınlaşmak isterken incinmekten korkmak; sınır koymakta, istemekte ya da güvenmekte zorlanmak.

“Aklım susmuyor.”

Senaryolar, olasılıklar, her şeyi önceden hesaplama ihtiyacı ve bitmeyen iç konuşmanın yorgunluğu.

“Ne hissettiğimi biliyorum ama nedenini çözemiyorum.”

Duygunun yüzeyi görünürken kökü çoğu zaman çok daha eski örüntülerin içinde saklı kalır.

Bu cümlelerin hiçbiri size ait değilse de sorun yok. Terapiye gelmek için önce doğru kelimeyi bulmuş olmanız gerekmiyor.

Terapi neden iyi gelebilir?

Çünkü bazen insanın ihtiyacı, çözümden önce anlaşılmaktır.

Terapide amaç yalnızca belirtileri azaltmak değildir. Kişinin kendisiyle kurduğu ilişkiyi, iç sesinin tonunu, duygularını yaşama biçimini ve başkalarıyla temasını anlamak da sürecin bir parçasıdır.

Bazen değişim, daha az kaygılı olmak kadar kendine daha az sert davranabilmekle başlar. Bazen de “ilk kez burada kendim gibi olabiliyorum” duygusuyla.

Terapi bir tavsiye alma yeri değildir. Sizin yerinize karar veren, ne yapmanız gerektiğini söyleyen bir alan da değildir. Birlikte yapılan şey daha çok şudur: dağınık görünen bir hikâyeyi, ikinizin de görebileceği bir yere sermek.

Bu alan nasıl hissettirsin isterim

  • Yargılanmadan, kelimeleri düzeltmeden konuşabildiğiniz
  • Yalnızca semptomlara değil, hikâyenizin tamamına bakılan
  • Bilimsel çerçevesi olan ama insani sıcaklığını kaybetmeyen
  • Kendi hızınıza saygı duyan; sizi hazır olmadığınız yere itmeyen
  • İyi hissetmediğinizde bunu söyleyebildiğiniz

Seren'den

Terapi benim için, anlatılanların ötesinde taşınanı da duyabilen bir ilişki kurabilmek demek.

Tüm eğitim ve mesleki gelişim geçmişi

FMV Özel Erenköy Işık Lisesi'nden mezun olduktan sonra 2020 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji lisans eğitimimi tamamladım. Lisans yıllarımda FMV Özel Erenköy Işık Anaokulu'nda stajyer psikolog olarak çalıştım; aynı dönemde TURMEPA Deniz Temiz Derneği ile deniz görmemiş çocuklar için yürütülen sosyal sorumluluk projelerinde yer aldım.

İstanbul Rumeli Üniversitesi Klinik Psikoloji yüksek lisans sürecimle birlikte bilişsel davranışçı terapi ve şema terapi odaklı eğitimlerimi derinleştirdim. Bugün mesleğimde en çok önemsediğim şey, bilimsel çerçevesi güçlü ama insani sıcaklığını kaybetmeyen bir alan sunabilmek.

Danışanlarımla çalışırken şunu sık sık görüyorum: insanlar çoğu zaman ne yapmaları gerektiğini zaten biliyor. Eksik olan bilgi değil, o bilgiyi taşıyabilecekleri bir güven duygusu. Terapide asıl yaptığımız şey belki de bu güveni yavaş yavaş, birlikte kurmak.

Ve şunu da söylemem gerekir: terapi her zaman rahat bir süreç değildir. Bazen daha önce hiç bakmadığınız bir yere bakmayı gerektirir. Bu yüzden hızlı çözüm ya da kesin sonuç vaat etmiyorum. Vaat edebileceğim şey, o bakışı yalnız yapmayacağınız.

  • Lisans İstanbul Bilgi Üniversitesi, Psikoloji (2020)
  • Yüksek lisans İstanbul Rumeli Üniversitesi, Klinik Psikoloji
  • Şema terapi Prof. Dr. Gonca Soygüt Pekak ile ISST onaylı uluslararası eğitim; Doç. Dr. İ. Volkan Gülüm ile süren süpervizyon
  • Bilişsel davranışçı terapi Dr. Serap Çakıcı ile BDT süpervizyonu; Dr. Emel Stroup ile Beck yönelimli workshop programı
  • Mesleki üyelikler Türk Psikologlar Derneği; Şema Terapi ve Terapistleri Derneği

Bakış açım

Yöntemden önce, duruş.

Bir terapistle çalışmaya karar vermeden önce onun neye inandığını bilmek, hangi tekniği kullandığını bilmekten çoğu zaman daha çok işe yarar. Aşağıdakiler, çalışma biçimimi belirleyen birkaç temel kanaat.

Belirtiniz düşmanınız değil.

Kaygı, öfke, kaçınma, erteleme — hepsi bir zamanlar bir işe yaradı. Onları doğrudan ortadan kaldırmaya çalışmak çoğu zaman kişiyi savunmasız bırakır. Önce neyi koruduklarını anlarız; bırakmak ondan sonra hem kolaylaşır hem kalıcı olur.

Hızlı rahatlama her zaman iyi haber değildir.

Bazen ilk seanslarda belirgin bir hafifleme olur ve bu gerçektir. Ama bazen de o hafifleme, asıl meselenin biraz daha derine çekilmesinden gelir. Bu ikisini ayırt etmek benim işim; size “geçti” demek için acele etmem.

İçgörü tek başına yetmez.

Neden böyle olduğunuzu anlamak rahatlatır ama tek başına değiştirmez; “biliyorum ama yapamıyorum” cümlesi bu yüzden bu kadar yaygın. O nedenle konuşmanın yanında deneyimlemeye, denemeye ve seans dışına taşan çalışmalara da yer açarız.

Tarafsız değilim, ama taraf da tutmam.

Anlattığınız bir çatışmada kimin haklı olduğuna karar vermek benim işim değil. Ama sizin iyiliğinizden yanayım ve bu ikisi aynı şey değil. Zaman zaman bu, duymak istemediğiniz bir şeyi söylemem anlamına gelir.

Hiç kimse bir tanı değildir.

Tanılar klinik iletişim için vardır ve işe yararlar. Ama bir insanı açıklamazlar. Bu odada size bir etiketin özellikleriyle değil, kendi hikâyenizin içinden bakılır.

Bu ilişkinin bir sonu olmalı.

Terapinin amacı size kalıcı bir ihtiyaç yaratmak değil. İyi giden bir süreç, bir noktada bana giderek daha az ihtiyaç duymanızla sonuçlanır. Bu yüzden nereye gittiğimizi ve ne zaman durabileceğimizi baştan konuşuruz.

Yaklaşım

Bilimsel temeli güçlü, duygusal derinliği olan bir çalışma.

Terapi süreci yalnızca bugün yaşadığınız zorluğa değil; onu nasıl taşıdığınıza, hangi ilişkisel örüntüler içinde tekrar ettiğine ve altında hangi ihtiyacın beklediğine bakar. Aşağıda kullandığım iki temel çerçeveyi olabildiğince açık anlatmaya çalıştım.

Schema Therapy

Şema Terapi

Şema terapi, çocuklukta karşılanmamış duygusal ihtiyaçların yetişkinlikte tekrar eden düşünce, duygu ve ilişki örüntülerine nasıl dönüştüğünü inceleyen bir psikoterapi modelidir. Bilişsel davranışçı terapi temelinden gelişmiş, bağlanma kuramı ve deneyimsel yöntemlerle genişlemiştir.

  • Uzun yıllardır tekrar eden ilişki desenleriyle çalışmaya elverişlidir
  • Duyguyla teması yalnızca konuşarak değil, deneyimleyerek de kurar
  • “Neden hep aynı yere geliyorum?” sorusuna alan açar

Cognitive Behavioral Therapy

Bilişsel Davranışçı Terapi

Bilişsel davranışçı terapi (BDT), düşünce, duygu ve davranış arasındaki bağı görünür kılan; etkinliği geniş araştırmalarla desteklenmiş, yapılandırılmış bir yaklaşımdır. Kaygı bozuklukları, depresyon, panik atak ve OKB gibi tablolarda yaygın olarak kullanılır.

  • Güncel bir zorlukla çalışırken görece daha kısa sürebilir
  • Seans dışında da uygulanabilen somut araçlar sunar
  • İlerlemeyi birlikte gözlemlenebilir hale getirir

Nasıl birleşiyor

İkisini birlikte kullanmak

Hangi çerçevenin öne çıkacağı baştan belirlenmiş değildir; sizinle ve getirdiğiniz konuyla birlikte şekillenir. Bazen önce güncel belirtiyi taşınabilir hale getirmek gerekir; bazen de asıl mesele o belirtinin altındaki çok daha eski hikâyededir.

  • Yöntem kişiye uydurulur; kişi yönteme değil
  • Nereye gittiğimizi birlikte konuşur, yol boyunca gözden geçiririz
  • Uygun olmadığını düşündüğümde bunu açıkça söyler, yönlendirme yaparım

Sık çalışılan konular

Bazen adını koymak, ilk adımın kendisi olur.

Aşağıdaki başlıklar tanı değil, tarif. Kendinizi bir tanının içine yerleştirmek zorunda değilsiniz; ne yaşadığınızı kendi kelimelerinizle anlatmanız yeterli.

Kaygı

Olmamış şeyler için hazırlanmak, en kötüsünü düşünmek ve bedenin sürekli tetikte kalması.

Depresyon

Hayattan geri çekilme, eskisi kadar hissedememe ve her şeyin ağırlaşarak yavaşlaması.

Panik atak

Bedensel belirtilerin hızla yükselmesi, kontrolü kaybetme korkusu ve yoğun alarm hâli.

Obsesif kompulsif bozukluk

Zihnin “ya şöyle olursa” sorusuna takılması ve geçici rahatlama için tekrar eden ritüeller.

Stres ve tükenmişlik

Uzun süredir verme hâlinde olup kendine dönecek duygusal alanı kaybetmek; dinlenirken bile gevşeyememek.

İlişki örüntüleri

Yakınlık, mesafe, incinme ve bağlanma etrafında kendini tekrar eden duygusal desenler.

Öz değer

Kendine karşı sertlik, yetersizlik hissi ve değeri hep başkalarının gözünde aramak.

Yaşam geçişleri

Ayrılık, kayıp, taşınma, iş değişikliği; dışarıdan “normal” görünen ama içeride sarsan dönemler.

Süreç

İlk mesajdan itibaren sakin ve anlaşılır bir akış.

Terapiye başlamadan önce ne olacağını bilmek isteyen çok kişi var. Bu bölüm, sürecin daha görünür ve güvenli hissettirmesi için yazıldı.

İlk temas

Formu doldurmanız ya da kısa bir mesaj yazmanız yeterli. Ne yaşadığınızı baştan eksiksiz anlatmak zorunda değilsiniz; birkaç cümle de yeterli bir başlangıçtır. Uygun bir gün ve saat için birlikte plan yaparız.

Tanışma ve anlama

İlk görüşmelerde sizi buraya getiren nedenleri, bugünkü zorluğun geçmişle bağlantısını ve süreçten beklentinizi konuşuruz. Bu aşama aynı zamanda birlikte çalışıp çalışamayacağımıza karar verdiğimiz karşılıklı bir tanışmadır.

Birlikte çalışmak

Düzenli görüşmelerle hem güncel zorluğa hem de altındaki örüntülere bakarız. Amaç yalnızca rahatlamak değil; kendinizi daha net duymak, daha dengeli taşımak ve kendinizle daha güvenli bir ilişki kurmaktır.

Çalışma çerçevesi

Terapinin taşıyıcı kısmı, çoğu zaman çerçevenin kendisidir.

Sürenin, sıklığın ve sınırların baştan net olması bir formalite değil; güven duygusunun bir parçasıdır. Aşağıdakiler ilk görüşmede birlikte netleştirilir.

Süre ve sıklık
Bireysel görüşmeler genellikle 45–50 dakika sürer ve çoğunlukla haftada bir yapılır. Sıklık; ihtiyacınıza, sürecin dönemine ve birlikte belirlediğimiz hedeflere göre gözden geçirilir.
Yüz yüze ve online
Görüşmeler Suadiye'deki ofiste yüz yüze ya da çevrim içi terapi olarak yapılabilir. Online çalışmada belirleyici olan ekran değil, çerçevenin korunmasıdır: sessiz bir oda, kesintiye uğramayan bir saat ve güvenli bir bağlantı.
İptal ve erteleme
Planlanan görüşmeyi en az 24 saat önce haber vererek erteleyebilirsiniz. Bu kural katılık için değil, ayrılan zamanın iki taraf için de korunması içindir.
Kapsam dışı durumlar
Aktif intihar riski, akut psikotik tablolar, madde yoksunluğu ve öncelikli olarak ilaç tedavisi gerektiren durumlar ayakta psikoterapi çerçevesinin ötesindedir. Böyle bir tablo gördüğümde bunu açıkça söyler ve psikiyatri hekimine yönlendirme yaparım.

Karşılıklılık

Benden ne bekleyebilirsiniz, sizden ne isterim.

Terapi tek taraflı bir hizmet değil; iki kişinin birlikte kurduğu bir çalışma. O yüzden ikisini de yazmak bana dürüst geliyor.

Benden bekleyebilecekleriniz

  • Randevunuza zamanında ve hazırlanmış gelmek; o saatin bölünmeden size ait olması.
  • Ne yaptığımı ve neden yaptığımı anlatmak; sorduğunuzda “bu bir teknik” deyip geçmemek.
  • Bilmediğimde bilmediğimi söylemek.
  • Sizin için doğru kişi olmadığımı düşünürsem bunu erken ve açıkça söyleyip yönlendirme yapmak.
  • Sizi hazır olmadığınız bir yere itmemek; hızı sizin belirlemeniz.
  • Çerçeveyi — süreyi, gizliliği, sınırları — süreç boyunca korumak.

Sizden isteyeceklerim

  • Mümkün olduğunca düzenli gelmek; değişimi asıl taşıyan şey süreklilik.
  • Aklınıza geleni “saçma” ya da “önemsiz” diye elemeden söylemeye çalışmak.
  • Bir şey iyi gelmediğinde, hatta bana kırıldığınızda bunu odada söylemek.
  • Gelemeyeceğiniz zaman önceden haber vermek.
  • Bırakmak istediğinizde sessizce uzaklaşmak yerine, bu isteği bir kez birlikte konuşmak.

Ya aramızda bir şey ters giderse?

Gider. Yanlış anlarım, bir şeyi fazla erken söylerim, bir şeyi kaçırırım. Terapide bunlar olur ve olması sürecin bozulduğu anlamına gelmez. Önemli olan konuşulabilmesi.

Terapi ilişkisinin en iyileştirici yanlarından biri belki de tam burada: bir kırgınlığın ilişkiyi bitirmek zorunda olmadığını bir kez yaşamak.

Gizlilik ve etik

Gizlilik esastır

Görüşmelerde paylaştıklarınız mesleki gizlilik ilkesi kapsamındadır. İçeriği aileniz, iş yeriniz ya da herhangi bir üçüncü kişiyle paylaşılmaz. Terapiye başvurmuş olmanız bile başlı başına gizli bilgidir.

Gizliliğin sınırları

Gizliliğin yasal ve etik olarak tanımlı sınırları vardır: kendiniz veya bir başkası için ciddi ve yakın bir tehlike söz konusu olduğunda, çocuk ihmali/istismarı bildirimi gerektiğinde ya da yargı mercilerinin yasal talebi olduğunda. Bu sınırlar size ilk görüşmede açıkça anlatılır.

Süpervizyon ve kayıtlar

Mesleki gelişimin sürekliliği için düzenli süpervizyon alırım. Süpervizyonda vakalar kimliği belirlenemeyecek biçimde ele alınır ve süpervizör de aynı gizlilik yükümlülüğü altındadır. Seanslar sizin açık onayınız olmadan kaydedilmez.

Acil bir durumdaysanız

Bu web sitesi acil yardım hattı değildir ve mesajlara anlık dönüş yapılmaz. Kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceleriniz varsa, ya da acil tıbbi/psikiyatrik bir durum yaşıyorsanız lütfen beklemeyin:

  • 112 — Acil Çağrı Merkezi (7/24, ücretsiz)
  • 183 — Sosyal Destek Hattı (7/24, ücretsiz)
  • En yakın hastanenin acil servisine başvurabilir ya da güvendiğiniz birinden sizinle kalmasını isteyebilirsiniz.

Bu sayfadaki hiçbir içerik tıbbi tanı, tedavi ya da profesyonel değerlendirme yerine geçmez.

Belki bunu duymaya ihtiyacınız var

Zorlanıyor olmanız, yetersiz olduğunuz anlamına gelmez.

Bazen insan uzun süre güçlü kalmaya çalıştığı için ne kadar yorulduğunu fark edemez. Bazen de herkes için orada olurken, kendi içindeki sesi hep en sona bırakır.

Yardım istemek geç kalınmış bir şey değildir. Terapiye gelen çoğu kişi “bu kadarı için gelinir mi?” diye düşünerek gelir. Gelinir. Bir şeyin sizi zorluyor olması, ona bakmak için yeterli bir sebeptir.

Uzun zamandır içinizde taşıdığınız şeye bir alan açmak istiyorsanız, terapi bunu yavaşça ve güvenle yapabileceğiniz yerlerden biri olabilir. Hazır hissetmeseniz bile.

— Seren Basmacı

Eğitim ve mesleki gelişim

Akademik geçmiş, tamamlanan eğitimler ve süren süpervizyon hattı.

Bu liste bir vitrin değil; kimden, hangi çerçevede eğitim aldığımın açıkça görülebilmesi için burada. Terapiste güvenmek, onun nereden geldiğini bilmekle de ilgilidir.

FMV Özel Erenköy Işık Lisesi

Akademik disiplinin ve mesleki yönelimin ilk şekillendiği dönem.

İstanbul Bilgi Üniversitesi — Psikoloji Lisansı (2020)

Teorik altyapının ve mesleki bakış açısının oluştuğu temel dönem; lisans yıllarında FMV Özel Erenköy Işık Anaokulu'nda stajyer psikolog olarak saha deneyimi.

TURMEPA — Sosyal sorumluluk çalışmaları

Deniz görmemiş çocuklar için düzenlenen Yalova gezileri kapsamında yürütülen projelere katılım.

İstanbul Rumeli Üniversitesi — Klinik Psikoloji Yüksek Lisansı

Bilişsel davranışçı terapi dersleri ve Dr. Serap Çakıcı ile yürütülen BDT süpervizyon dersi tamamlandı.

Beck yönelimli bilişsel terapi eğitimleri

Dr. Emel Stroup tarafından düzenlenen workshop programında ilk görüşme becerileri, depresyon, anksiyete, OKB ve ERP uygulamaları üzerine çalışıldı.

Ek seminerler ve uygulama eğitimleri

CBT İstanbul yas süreci semineri; ÇAGEV yetişkin psikoterapileri semineri; Gottman Enstitüsü partner şiddeti workshop'u; Şema Terapide İmgelem Tekniği master class'ı; Prof. Dr. Hakan Türkçapar'ın TSSB odaklı BDT çalışması.

Çocuk, ergen ve şema terapi uzmanlaşma hattı

Ev Okulu Derneği kapsamında Çocuk ve Ergenlerle BDT ile Bilişsel Davranışçı Oyun Terapisi eğitimleri tamamlandı.

Şema terapi eğitimi ve süren süpervizyon

Prof. Dr. Gonca Soygüt Pekak tarafından yürütülen ISST onaylı uluslararası şema terapi eğitimi tamamlandı; Doç. Dr. İ. Volkan Gülüm ile şema terapi süpervizyon süreci hâlen devam ediyor.

Sık sorulan sorular

Başlamadan önce aklınızda kalanlar.

İlk görüşmede ne konuşulur?

İlk görüşmede sizi terapiye getiren nedenler, şu anda yaşadığınız zorluklar, geçmişinizin bugünle ilişkisi ve süreçten beklentiniz konuşulur. Her şeyi hazır, sıralı ve eksiksiz anlatmanız gerekmez; nereden başlayacağınızı bilememek de başlı başına konuşulabilecek bir şeydir.

İlk görüşme aynı zamanda birlikte çalışıp çalışamayacağınıza karar verdiğiniz karşılıklı bir tanışmadır. Devam etmek zorunda değilsiniz.

Terapiye başlamak için çok kötü durumda olmak gerekir mi?

Hayır. Terapi yalnızca kriz anlarına ait bir alan değildir. Tekrar eden ilişki örüntülerini anlamak, kendinizle daha dengeli bir ilişki kurmak ya da uzun süredir adını koyamadığınız bir yorgunluğa bakmak da geçerli nedenlerdir.

Bir zorluğun terapiye değmesi için önce büyümesi gerekmez.

Şema terapi nedir ve BDT'den farkı nedir?

Bilişsel davranışçı terapi (BDT), bugünkü düşünce, duygu ve davranışlar arasındaki bağı görünür kılan, kanıta dayalı ve yapılandırılmış bir yaklaşımdır. Şema terapi ise BDT temelinden gelişmiş; çocuklukta karşılanmamış duygusal ihtiyaçların bugün tekrar eden örüntülere nasıl dönüştüğünü inceleyen, daha uzun soluklu bir modeldir.

BDT çoğu zaman güncel belirtiye daha hızlı yanıt verirken, şema terapi kökü uzun yıllara uzanan tekrarlarda derinleşmeye alan açar. Şema terapiyi ayrıntılı anlattığım yazı.

Online terapi yüz yüze kadar etkili olur mu?

Uygun koşullar sağlandığında online psikoterapi de düzenli ve etkili bir çalışma alanı sunabilir. Belirleyici olan ekranın kendisi değil, çerçevenin korunmasıdır: sessiz ve yalnız olabildiğiniz bir oda, kesintiye uğramayan bir saat, sabit bir gün ve güvenli bir bağlantı.

Bazı çalışma biçimleri için yüz yüze görüşme daha uygun olabilir; bunu birlikte değerlendiririz. Online terapi sayfasında sürecin nasıl işlediğini ayrıntılı anlattım.

Terapi ne kadar sürer, ne zaman iyi hissetmeye başlarım?

Bu, çalışılan konuya, sürecin derinliğine ve hedeflere göre kişiden kişiye değişir; baştan kesin bir süre söylemek dürüst olmaz. Genel olarak belirli bir güncel zorlukla çalışırken süreç daha kısa olabilirken, uzun yıllara yayılan örüntülerle çalışmak daha fazla zaman ister.

Çoğu kişi için ilk rahatlama, sorun çözülmeden önce anlaşıldığını hissettiği anda gelir.

Anlattıklarım gizli kalır mı?

Evet. Görüşmelerde paylaştıklarınız mesleki gizlilik ilkesi kapsamındadır ve üçüncü kişilerle paylaşılmaz.

Gizliliğin yasal ve etik sınırları vardır: kişinin kendisi ya da bir başkası için ciddi ve yakın bir tehlike söz konusu olduğunda, çocuk ihmali veya istismarı bildirimi gerektiğinde ya da yargı mercilerinin yasal talebi olduğunda paylaşım zorunlu olabilir. Bu sınırlar ilk görüşmede açıkça konuşulur.

Psikolog ile psikiyatrist arasındaki fark nedir?

Psikiyatrist tıp doktorudur; tanı koyabilir ve ilaç tedavisi düzenleyebilir. Klinik psikolog ise psikoterapi yürütür, ilaç yazamaz.

Bazı tablolarda psikoterapi ve ilaç tedavisi birlikte yürüdüğünde sonuç daha iyi olur; böyle durumlarda, sizin onayınızla psikiyatri hekimiyle iş birliği içinde çalışmak mümkündür.

Terapinin bir arkadaşla konuşmaktan farkı ne?

Arkadaşınız sizi seviyor ve bu çok değerli. Ama tam da bu yüzden tarafsız kalamaz, sizi üzmemek için bazı şeyleri söylemez ve ilişkide kendi ihtiyaçları da vardır — sıra bir gün ona geçer.

Terapide ilişki tek yönlüdür: o saat bütünüyle size ayrılmıştır, benim size anlatacak bir derdim yok. Ayrıca arkadaşınız hikâyenin içindedir; ben dışından bakabilir ve tekrar eden örüntüleri görmek üzere eğitilmiş biri olarak çalışabilirim.

Anlattıklarım size ağır gelmez mi?

Bu soruyu çok kişi soruyor ve sorulması bile bir şey anlatıyor: hayatı boyunca kimseyi yormamaya çalışmış olmak gibi.

Hayır, gelmez. Bunu taşıyabilmek için eğitim alıyorum, düzenli süpervizyon alıyorum ve kendi sınırlarımı korumayı işimin bir parçası sayıyorum. Sizin işiniz beni korumak değil.

Bana ne yapmam gerektiğini söyler misiniz?

Genellikle hayır — ama bu sizi yalnız bırakacağım anlamına gelmiyor. Tavsiye kısa vadede rahatlatır, uzun vadede kişiyi kendi kararına yabancılaştırır. Bunun yerine seçeneklerin, korkuların ve her seçeneğin bedelinin görünür olmasına çalışırız.

Güvenlik söz konusu olduğunda ise net konuşurum; orada muğlaklık yapmam.

İlaç kullanıyorum, terapi yine de işe yarar mı?

Evet. Birçok tabloda psikoterapi ve ilaç tedavisi birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır. İlaç kullanıyor olmanız terapinin işe yaramayacağı anlamına gelmez; çoğu zaman tam tersine, üzerinde çalışabilmek için gereken zemini sağlar.

İlacı bırakma, azaltma ya da değiştirme kararı yalnızca hekiminize aittir; ben bu konuda öneride bulunmam. Sizin onayınızla hekiminizle iş birliği içinde çalışmak ise mümkündür.

Terapiste alışamazsam ya da devam etmek istemezsem ne olur?

Süreci sonlandırmak her zaman sizin hakkınızdır ve bunun için bir gerekçe sunmak zorunda değilsiniz.

Yine de mümkünse bu kararı bir görüşmede birlikte konuşmak faydalıdır; çünkü bazen ayrılma isteği sürecin kendisiyle ilgili önemli bir şeyi anlatır. İhtiyaç duyulduğunda başka bir meslektaşa yönlendirme yapılabilir.

İletişim

Kendinize biraz daha yakından bakmak için bir alan.

Suadiye'deki ofis; sakinlik, gizlilik ve net bir çerçeve içinde ilk temas kurabilmeniz için düzenlendi. Yazmak için hazır hissetmeniz gerekmiyor — birkaç cümle yeterli.

  • Adres Bağdat Caddesi No: 401, Cemile Apartmanı A Blok Kat: 4 Daire: 8, Suadiye — Kadıköy / İstanbul
  • Dönüş süresi Mesajlar genellikle 1–2 iş günü içinde yanıtlanır. Bu bir acil yardım kanalı değildir.

Birkaç sakin ayrıntı paylaşın

Ne hissettiğinizi uzun uzun anlatmanız gerekmiyor. Buradaki amaç, size uygun bir başlangıç planlayabilmek için birbirimizi biraz tanımak.

Lütfen bu forma tanı, ilaç bilgisi gibi ayrıntılı sağlık verilerinizi yazmayın; bunları görüşmede konuşuruz.

Bu form acil durumlar için uygun değildir. Acil bir durumdaysanız lütfen 112'yi arayın.